ELEKTROMANYETİK ŞİKE DÖNEMİ
Magdurlarin kisa hikayeleri
ABD ULUSAL GÜVENLİK TEŞKİLATINDAKİ GİZLİ OPERASYONLAR
Ecevit'e Zihin Kontrolü Mü Yapıldı?
Bu yazı 19 Mayıs 2013, Pazar 13:50:46 tarihinde eklendi. 913 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Parapsikolojik saldırı - Prof. Dr. Nevzat Tarhan

Bilim çevreleri Ağca, Çakıcı, Mezarcı gibi isimlere 'zihin kontrolü'yle eylemler gerçekleştirildiğini tartışıyor. Prof. Dr. Tarhan, insanlar üzerinde zihin kontrolü çalışmalarının teknolojik olarak mümkün olduğunu söyledi
Parapsikolojik saldırı

Hasan Sabbah'ın haşhaşilerinden bu yana kullanılan ancak Soğuk Savaş döneminde CIA ve KGB arasındaki görünmeyen savaşta dünya gündemine gelen 'zihin kontrolü' bugün artık uzaktan elektromanyetik dalgalar yoluyla da yapılıyor. Özellikle 70'li yılların başlarında ABD'de yapılan akademik araştırmaların yayımlanmaya başlamasıyla 'zihin kontrolü' başlı başına bir sektör haline geldi. Bu konuda kitaplar, bilimsel makaleler, televizyon programları medyada adeta reyting kapısı oldu. Türkiye'de Mehmet Ali Ağca, Alaattin Çakıcı, Hasan Mezarcı gibi isimler kendilerine zihin kontrolü yapıldığını iddia ettiler.

 

İnsanlığın sonu gelir!

 

Günümüzdü elektromanyetik dalgalar ve mikro dalgalarla insanların zihinlerinin kontrol altına alınabilmesinin teknolojik olarak mümkün olduğunu söyleyen Emekli Kıdemli Tabip Albay Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat bu 'mümkün'ü şu şekilde açıkladı:

 

"Mikrodalga ile uzaktan gürültü hissi oluşturmak mümkündür. Elektromanyetik ritmik vuruşlar kişinin başını elektrikli matkapla oyulduğu hissi uyandırabilir. Çok düşük frekans da (VLF), iyonlamanın olmadığı bir radyoaktivite ile baş ağrısı, çınlama, sinirlilik, depresyon, hâfıza kaybı hatta panik duygusu oluşturulabilir. Radyasyonun diş dökülmesi, kan kanseri, sakat doğumlara neden olduğu yaptığı bilinmektedir. İyonlanmanın olduğu radyasyonlar X ışınları Radyum gibi kanser tedavisinde kanserli hücreleri öldürmek için kullanılır. Bu ışınları uzaktan yönetmek mümkün olmamakta, fakat mikrodalga kaynağını 1-2 km. uzaktan bir hedefe yöneltmek mümkün olabilmektedir. Kötü niyetli kişilerin elinde korkunç bir silah haline dönebilen bir teknoloji insanlık dışı amaçlarla kullanılırsa insanlığın sonu başlar."

 

Elektronik hipnoz

 

"İnsanın robot gibi tuşlarla kontrol edilmesi çok tehlikeli bir gelişme" diyen Tarhan beyinler arası kontrol projesiyle elektronik hipnoz yapmanın amaçlandığını bu projede kişiye istemediği şeylerin de yaptırmanın mümkün hale geleceğini. İnsanların uzaktan tuşlarla kontrol edilerek her istenilenin yaptırılabileceğini ifade etti. Prof. Dr. Nevzat Tarhan: "ABD'de beynin elektronik uyarılması zihinsel özürlülerde ve eşcinsellerde araştırılmıştır. James Olds isimli araştırmacı beynin hipotalamuş bölgesine elektronik implant yerleştirerek eşcinselleri kontrol etmeyi başardı. Hastalarda korku, heyecan, halüsinasyon oluşturarak davranışlarını ödüllendirdi veya cezalandırdı. Zihin özürlülere de benzer deneyler yapıldı. Bu çalışmalar çok tartışıldı. Bilimin iyiliği değil hastanın iyiliği ön planda tutulması etik kuralına göre çalışmalar durduruldu" dedi. Tarhan bu konudaki tartışmaları da anlattı: "FM radyo kanalında sinyaller alabilen ve nakledebilen bu uzaktan beyin elektronik uyarılması ateşli tartışmalara konu oldu. Hatta Fransa'da her doğan çocuğa kimliğini belirtir elektronik parça yerleştirerek ömür boyu nerede olup olmadığını izleyebiliriz tezi bile ortaya atıldı" dedi. Dünya Af Örgütü 1992 yılında bir rapor neşretti. Bu durum "İnsanın zihni yetilerini bozmayı, yok etmeyi, değiştirmeyi hedefleyen sorgulama prosedürü ahlâki suçtur denildi. Fiziksel işkence sınıflandırması kadar insanlık dışıdır" düşüncesi benimsendi.

 

Hangi yöntemler uygulanıyor?

 

Klasik yöntem; psikolojik faaliyet, propaganda ve beyin yıkama yöntemi. En sık kullanılan yöntem; kimyasal maddeler kullanılarak kişinin düşüncesini etkilemek. Son yıllarda üzerinde çalışan ve durulan yöntem ise elektronik implantlar yerleştirilerek kişinin beynini uzaktan kumanda ile yönetme çabalarıdır.

 

Zihin kontrolünün tarihi

 

Bilinen ilk ve en önemli psikolojik operasyon örneği Hasan Sabbah'tır. Haşhaşi tarikatı da denilen bu örgütlenmede kişiler haşhaşın etkin maddesi eroinle keyif duygusuna ve cennet inancına şartlandırılıyor. Hasan Sabbah'a itaat ederlerse hep böyle yaşayacaklarına inandırılıyorlardı. Böylece intihar saldırılarını zevkle yapıyorlardı. 1937'de Stalin'in halk mahkemelerinde dâvâlıların itiraflarında bazı kimyasallar kullandığı bilinmektedir. Hatta Macaristan Kardinali'nin de bulunduğu bir dâvâda dâvâlılar devlete karşı bir tutum aldıklarını birden itiraf etmişlerdi. Zihin kontrolü deneylerinde ilk kullanılan madde LSD idi. LSD psikokimyasal bir maddedir. Alan kişide olağanüstü psikolojik değişimler olur. Halüsinasyonlar görür, canlı, neşeli, güçlü duygu, düşünme ve davranışlar içerisine girer. İkinci Dünya Savaşı'nda hem Hitler hem Amerikan ordusu "Amphetamin" isimli uyarıcı kimyasalı kullanarak askerlerin savaş gücünü arttırmayı hedeflemişlerdir. Hatta Hitler'in milyonlarca psikoaktif madde kullanarak ordusunun hareket kabiliyetini çok hızlı hâle getirdiği bilinmektedir.

 

Zihin kontrolü Meclis gündeminde

 

Geçtiğimiz mart ayında AKP Adana Milletvekili Atilla Başoğlu tarafından hazırlanan yasa teklifine göre, sinema, videoe, müzik eserleri veya benzeri ürünlerde bilinçaltı mesajların belirlenmesi durumunda her türlü sorumluluk; yerli yapımlarda yapımcısına, yabancı yapımlarda ithalatçısına ait olacak. İletişim araçlarının kullanımında, tüketicilerin algılarında bilinçdışı etkilere neden olabilecek özel teçhizat ve tekniklerin kullanıldığının belirlenmesi durumunda sorumlular her türlü af kapsamının dışında kalmak üzere en az 10 yıl ağır hapis cezasına ve 6 milyar YTL'den az olmamak üzere para cezasına çarptırılacak. Teklifin gerekçesinde, insan beyninin ve bilincinin tüm limitlerinin ve karanlık yönlerinin tamamıyla aydınlatılmadığı kaydedildi. Bu nedenle özel teknik ve teçhizat kullanımının nasıl bir etki oluşturup oluşturmayacağı bilimsel metotlarla sorgulanıp kesin olarak belirleninceye kadar bu tür tekniklerin kullanımına sınırlandırma ve denetim getirilmesi gerektiği ifade edildi

 

Çakıcı: Ağca gibi olabilirdim

 

Aksiyon Dergisi'nde Faruk Mercan'ın Alaattin Çakıcı'yla yaptığı bir röportajda söyledikleri de 'zihin kontrolünü gündeme getirmişti. Röportajda Mercan'ın Çakıcı'ya yönelttiği "Fransızlar size nasıl davrandı?" sorusuna şu cevabı vermişti: "Fransızlar benim devlet görevlisi olup olmadığımı merak etmediler. Bu konunun üzerinde hiç durmadılar. Zaten kırmızı pasaport ile yakalanmışım. Altı kelimelik bir şey söyle, seni bırakalım dediler. Türkiye'de Kürtlere işkence yapılıyor dememi istediler. Üç defa bu anlaşmayı önüme sürdüler. Ama kabul etmedim. Fransız polisi beni elde etmek istedi. Belçika polisi beni cezaevi dışında 25 saat sorguladı. Altı ay tek başıma hücrede, yüksek voltajlı ışık altında kaldım. Parapsikolojik müdahaleler oldu. Cezaevinde bana çok müdahale yapıldı. Aklımı kaybedebilirdim. Allah korudu, yoksa Mehmet Ali Ağca gibi olacaktım." 

Kaynak : 
Yenisafak   FATMA DURMUŞ / İSTANBUL 
Yazdır Paylaş
Diğer Prof. Dr. Nevzat Tarhan Yazıları
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11
r
GaziSOFT Php Profesyonel Haber Yazılımı